Merhabalar, bu blogumda sizlere sonunda müzemize gelen Euroleague Kupası hakkındaki düşüncelerimi yazacağım. Şanlı Panathinaikos serisinden 21 Mayıs 2017 gecesine kadar bir şeylere değineceğim.
Öncelikle tüm ekibin bu başarıyı hak ettiğine ve sonunda çok gururlu bir şekilde kazanıldığına vurgu yapmalıyım sonra da sözlerime başlıyorum. Öncelikle 18 Nisan 2017 günü oynanan OAKA deplasmanına daha doğrusu skorun 47-31 olduğu ana gitmek ve sizlere hatırlatmak istiyorum. Fark bu haldeyken, taraftarı arkasında alan bir rakip varken ne düşünüyordunuz? Durun tahmin edeyim: Bu maç ile birlikte seriyi de kaybedeceğimizi, bir yılın daha hüsrana uğrayacağını düşünüyordunuz(bazı kesimler var umudunu hiç yitirmeyen, onları dışarıda tutuyorum). Her ne olduysa oldu ve muazzam bir seri ile 16'dan geri dönüp 13'le maçı kazandık. +29'luk bir farktan bahsediyoruz. Bu çok çok zor bir iş. Hele ki 20.000'lik OAKA cehennemi önünde. İşte bu kupayı o gece kazandı Fenerbahçe. O geceden sonra gelen yapabiliriz inancı beraberinde hırsı da getirdi. Serinin geri kalanını da bu hırsla, inançla oynayınca uzun süreler konuşulacak bir seriyi rakibi süpürerek bitirdik hem de ev sahibi avantajı yok iken.
Çeyrek final bitti ve sonunda kendimizi evimizde yapılacak Final Four'da bulduk. Final Four'a kaldıktan sonra zaten işimiz kolay görünüyordu ve inanç katbekat artmıştı. Bu yolun sonu kupa olacaktı. -Bu arada sadece Panathinaikos serisinde değindim ancak sezon içinde yaşanan tüm olumsuzluklara rağmen buralara gelebilmiş bir takımdan bahsediyoruz. Bunu da atlayamayız.- Final Four'a kaldıktan sonra yaklaşık olarak 20 gün geçmek bilmedi. Sonunda kupa vardı çünkü. Real Madrid maçı geldiğinde Sinan Erdem Spor Salonu yer gök Sarı ile kaplıydı ve çok güzeldi. Normal sezonun lideri ve MVP ödüllü Llull'e sahip olan Real Madrid, Fenerbahçe tarafından çok kısa sürede yapılan 9-2'lik seriden sonra maç boyunca Sarı Devler'i yakalayamadı ve maç boyunca geriden geldi. Madrid 2015'ten sonra biraz intikam havasında geçen maçta Real Madrid'i sahadan silip finale kaldık. Hem de üst üste 2.kez...
Final yani 21 Mayıs günü geldiğinde akıllarda Berlin ve alınamayan ribaund ön plana çıkmış ve herkes ama herkes o ribaundu almak için maçı bekliyordu. Ülkenin dört bir yanına kurulan dev ekranlar sayesinde insanların basketbola olan ilgisi arttı. Bu çok güzel ve önemli bir hareketti kupadan önce. -Şu kısımda ne yazacağımı bilmiyorum, duygulandım.- Her neyse artık lafların hepsi boş ve anlamsız tek bir gerçek var. Uzun zamandır beklenen Avrupa'nın en büyük kupası şuan Fenerbahçe'nin ve bu her şeyi açıklar nitelikte. Kupanın gelmesi ülkenin spora bakış açısını değiştirdi. Sokaklarda Bobby Dixon, Ekpe Udoh diye bağırarak basketbol oynayan çocuklar var artık. Bu güzel olay Fenerbahçe Basketbol takımı sayesinde.
TEŞEKKÜRLER DÜNYANIN EN GÜZEL TAKIMI
3 Haziran 2017 Cumartesi
-BİLGİLENDİRME-
Herkese merhabalar. Yaklaşık 2 yıl kadar önce bir blog
sayfası açmıştım ama lise eğitimim dolayısıyla pek yazı
yayımlayamamıştım. Bu blog sayfamda sadece Fenerbahçe
Erkek Basketbol Takımı'ndaki neredeyse her şey üzerinde duracağım. Neyse lafı çok fazla uzatmadan işime başlamak istiyorum. Yeni yazım en kısa zamanda yayında olacak ve içerik tabii ki kazanılan Avrupa Şampiyonluğu zaferi...
sayfası açmıştım ama lise eğitimim dolayısıyla pek yazı
yayımlayamamıştım. Bu blog sayfamda sadece Fenerbahçe
Erkek Basketbol Takımı'ndaki neredeyse her şey üzerinde duracağım. Neyse lafı çok fazla uzatmadan işime başlamak istiyorum. Yeni yazım en kısa zamanda yayında olacak ve içerik tabii ki kazanılan Avrupa Şampiyonluğu zaferi...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)